Apsiyon Blog / Yöneticinin El Kitabı

Apartman ve Site Yönetimleri Tarafından Elde Edilen Gelirlerin, Gelir Vergisi Açısından Kat Maliklerine Etkileri

Apartman ve Site Yönetimleri Tarafından Elde Edilen Gelirlerin, Gelir Vergisi Açısından Kat Maliklerine Etkileri

Sosyal yaşamın değişmesi ve inşaat sektörünün hız kesmeden üretimine devam etmesi ile birlikte toplu yaşam alanlarından önemli bir grubu oluşturan apartman ve sitelerin (toplu yapılar) sayıları her geçen yıl artarak devam etmektedir. Eylül 2020 sonu itibarıyla ulusal adres veri tabanı verilerine göre Türkiye'de toplam konut sayısı (konut, lojman, yazlık/mevsimlik konut, kapıcı dairesi ve konut inşaatları) 39,1 milyon[1] olarak açıklanmıştır. 2020 yılı sonu itibariyle TÜİK verilerine göre bina sayısı ise 11,6 milyon civarındadır[2]. Kat Mülkiyeti Kanunu’na[3] (KMK) tabi apartman ve sitelerin konumunun sadece bu veriler dikkate alındığında dahi sosyal yaşam açısından önemi açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Apartman ve Sitelerde Ortak Alanların Kiraya Verilmesi ve Vergilendirilmesi

Apartman ve siteler KMK hükümlerine göre “yönetici” seçmekte ya da “yönetimler” oluşturmakta ve ortak ihtiyaçların karşılanmasına yönelik faaliyetler bu kapsamda seçilen kişi ya da kişiler tarafından vekil sıfatıyla yerine getirilmektedir. Söz konusu yönetim süreçleri günümüzde o kadar genişlemeye başlamıştır ki bu alanda özel olarak hizmet veren işletmelerin ve profesyonel yöneticilerin sayısı hızla artmaya başlamıştır. Sadece verilen hizmetlerin artışı ile sınırlı kalınmadığı gibi gelir elde edici faaliyetler de artmış ve farklılaşmıştır. Dolayısıyla özellikle ortak alanların işletilmesi veya kiralanması yoluyla gelir elde eden apartman ve site yönetimleri hasıl olmuştur. Kimi zaman lokasyon avantajları, kimi zaman sayıları binlerle ifade edilen bağımsız bölümlere bağlı olarak ikamet eden kişilerin küçük bir ilçeyi aratmayacak nüfusa ulaşması nedeniyle çeşitli şekillerde elde edilen gelir rakamları da küçümsenmeyecek boyutlara gelmiştir.

Danıştay’dan Ses Getirecek Bir Karar: Konut Yönetimlerinin Stopaj Yapma Yükümlülüğü Yoktur


Diğer yandan gelir getirici faaliyetlerin ortaya çıkması ile bu gelirlerin vergilendirme boyutunun nasıl olacağı da dikkat çekmeye başlamıştır. Ortak alanlardaki sosyal tesis işletmeciliğinden, havuz işletmeciliğine, spor tesislerinin üyelik bedellerinden otopark işletmeciliğine kadar, özellikle kat malikleri ile sınırlı kalınmaksızın bağımsız bölüm sahibi dışındaki kişilere yönelik faaliyetlerde de bulunulması ya da kapıcı dairesinin kiraya verilmesinden baz istasyonu kurulması ile bina ya da asansör duvarlarının kiralanmasına kadar çeşitli şekillerde gelirlerin elde edilmesi söz konusu olunca bu gelirlerin kim/kimlere ait olduğu sorusu belirmiştir. İşte tam bu aşamada gelirin asıl sahibi kat malikleri olduğundan, bireysel olarak bu konumdaki kişilerin vergilendirme rejimlerinde değişiklik yaratan sonuçlar da dikkat çekmektedir. Çünkü elde edilen gelirler kat maliklerinin beyanname yükümlülüklerini, beyan sınırları karşısındaki durumlarını ya da konut istisnası gibi bazı avantajlardan faydalanıp faydalanmayacakları konusunu etkilemeye başlamıştır. İşte bu çalışmada uygulamada çok dikkat çekmediği anlaşılan ancak tespit edilmesi durumunda kat maliklerini vergi cezaları ile karşı karşıya bırakılabilecek olan durumlar örnek bir olay üzerinden inceleme konusu yapılmaktadır. Bununla birlikte konunun apartman ve site yönetimlerinin vergi kanunları karşısındaki durumunun önce genel açıklamasıyla irdelenmesi yerinde olacaktır.

Apartman ve Sitelerde Sosyal Tesislerin İşletilmesi ve Vergilendirilmesi

Apartman ve Sitelerin Gelir Vergisi Açısından Konumu

Apartman ve siteler gibi toplu yaşam alanlarının gelir getirici faaliyetlerinin vergi kanunları karşısındaki durumunu netleştirebilmek için söz konusu yönetimlerin hukuki olarak kişiliklerinin ortaya konması gerekir. Şöyle ki gerçek kişi olan insanlar dışında hukukta tanımlanan diğer bir hukuki kişilik türü “tüzel kişilik”tir.  Türk Medeni Kanunu’na  (TMK) göre tüzel kişilik “Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları…” olarak tanımlanmıştır (m.47). Tüzel kişiler cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışında gerçek kişilerdeki gibi hak ehliyetine (TMK m.48) ve fiil ehliyetine (TMK m.49) sahiptirler. Karar organları aracılığı ile gerçek kişilerden ayrı olarak kendi iradelerini kullanabilirler, haklardan yararlanabilir ve borç altına girebilirler. Bu haklar ve borçlar gerçek kişilerin üzerinde değil tüzel kişilerin üzerinde olmuşmuş sayılır. 


Apartman ve site yönetimlerinin ise böyle bir tüzel kişiliği yoktur. Söz konusu oluşumlar için KMK hükümlerine göre yönetimler oluşturulmakta ve ortak ihtiyaçların karşılanmasına yönelik faaliyetler bu yönetimler tarafından vekil sıfatıyla yerine getirilmektedir. KMK kapsamında kat malikleri kurulu onayı olmadıkça kanunen verilen görevlere bağlı işlemler (m.35 ve 36) ve işletme projelerinin onaylanması yoluyla (m.37) harcamalara yönelik aldıkları yetkiler dışında vekil konumundaki apartman ve site yönetimlerine (m.38) kat malikleri kararı olmadıkça tasarrufta bulunma yetkisi verilmemiştir (örneğin m.24, 28, 41, 44 ve 45). Nitekim söz konusu teşekküller KMK başta olmak üzere kanunların emredici kuralları ile yönetim planına uygun bir şekilde kat malikleri kurulu tarafından verilen kararlara göre yönetilir. Kat malikleriyle külli ve cüzi halefleri, yönetici ve denetçiler, kat malikleri kurulunun söz konusu kararlarına uymakla yükümlüdürler (KMK m.32). Dolayısıyla apartman ve site yönetimlerinin ne gerçek ne de tüzel kişiliği vardır. Söz konusu yönetimler “tüzel kişiliği olmayan teşekkül” olarak tespit edilebilir. Ortada bir tüzel kişilik olmadığı halde apartman ve sitelerde ortak hareket etmeyi ve katılımı zorunlu kılan bir takım tüketime ve kullanıma yönelik faaliyetler nedeniyle pek çok harcama yapılmaktadır. Örneğin ortak alanlara yönelik ısınma, aydınlatma, güvenlik, peyzaj hizmetleri gibi çeşitli şekillerde meydana gelen genel giderler konut sahiplerinin parasal katkılarını zorunlu kılmaktadır. Para akışının bulunduğu finansal faaliyet yönetim, organizasyon ve sistem gerektirmektedir. Meydana gelen bu boşluk uygulamada apartman/site yönetimi adı altında oluşturulan KMK’ya uygun yönetim örgütlenmesi ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Apartman ve Site Yönetimleri Vergi İncelemesine Tabi Midir?


Öte yandan apartman ve site yönetimlerinin tüzel kişiliği olmaması gelir elde etmelerinin önünde engel de değildir. Kat Mülkiyeti Kanunu kat maliklerine önemli yönetim işleri kapsamında tasarrufta bulunabilme yetkisi vermiştir (m.45). Bir başka ifadeyle emredici kurallar ile yönetim planına bağlı olarak usulüne uygun kat malikleri kurulu kararı ile ortak alanlardan gelir elde etmek mümkündür. Örneğin ortak alanların kiralanması veya işletilmesi yoluyla kat malikleri gelir elde eden faaliyetlerde bulunabilir. Sosyal tesislerin veya otopark alanlarının işletilmesi, havuz kullanımının günlük ya da aylık bedellerle özellikle kat malikleri dışındaki kişilere açık hale getirilmesi, reklam amaçlı bina ya da asansör duvarlarının kiralanması, kapıcı dairesinin ya da ortak alandaki başka bir bölümün konut ya da işyeri olarak kiraya verilmesi gibi çeşitli yollarla gelir elde edilebilir. İşte bu durumlarda elde edilen gelirin kime ait olduğu da apartman ve site yönetiminin hukuki kişiliği ile sonuca bağlanır. Dolayısıyla tüzel kişiliğe sahip olmayan apartman ve site yönetimleri gelir elde etmeleri durumunda, elde edilen gelir yönetimin değil kat maliklerinin geliri olarak kabul edilir. Vekil sıfatıyla hareket eden yönetim kat malikleri adına gelir elde eder ve gelir kat maliklerinin özelinde vergiye tabi tutulur. İşte bu durumlarda kat malikleri arsa payları oranında (KMK m.16) yeri geldiğinde ticari kazanç sahibi olabilirken, yeri geldiğinde gayrimenkul sermaye iradı sahibi  olabilmektedir. 


Bahse konu gelirler kat malikleri tarafından yönetimin kullanımına ve tasarrufuna bırakılsa da sonuç değişmeyecektir. Zira esas mükellef konumunda olan kat malikleridir. Elde ettikleri gelirler kadar “menfaat” temin ettiklerinden aksi yönde düzenlemeler yapılsa dahi, örneğin KMK uyarınca yönetim planında bu yönde düzenleme olması ya da kat maliklerince münferiden karar alınması gibi durumlarda mükellef yine kat malikleridir. Nitekim yönetim planları KMK açısından sözleşme niteliğinde olduğundan (KMK m.28), vergi idaresini bağlayıcı durumda sayılmayacaktır. Çünkü Vergi Usul Kanunu (VUK) gereği mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna özgü özel mukaveleler vergi dairelerini bağlamamaktadır (VUK m.8/3). Bu düzenlemeler uyarınca elde edilen gelirler “arsa payı” oranında dağıtım dikkate alınarak, kat maliklerinin gelirleri sayılır. Bu durumda kat maliklerinin elde ettikleri bu gelirler onların beyanname yükümlülüklerini, vergilendirme usul ve yöntemlerini, yerine göre bir istisnadan yararlanıp yararlanmayacakları gibi pek çok hususu etkileme potansiyeline sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Çalışmanın ilerleyen kısımlarında örnekler üzerinden bu etkileşim irdelenmeye çalışılmaktadır.

Apartman, Site Yöneticisi Kendi Karar Alarak Gelir Elde Edebilir mi?

Kat Maliklerinin Yönetimler Tarafından Elde Edilen Gelirler Karşısındaki Durumu

Apartman ve site yönetimleri tarafından elde edilen gelirlerin kat maliklerinin vergisel yükümlülük ve ödevlerine etkisinin net anlaşılabilmesi için bir örnek üzerinden konunun açıklanması yerinde olacaktır. KMK hükümlerine göre yönetilen iki bloklu (ABC) Sitesinde toplam 30 adet bağımsız bölüm bulunduğunu ve ilgili bölümlere ait arsa paylarının aşağıda şekilde düzenlenmiş olduğunu varsayalım. Öte yandan ilgili site yönetiminin ortak alanda bulunan sosyal tesis işletmeciliğinden 2021 yılında 630.000 TL net ticari kazanç ve ortak bağımsız bölümlerin konut olarak kiraya verilmesinden 75.600 TL net kira geliri, iş yeri kiralamalarından ise net 315.000 TL (brüt 393.750 TL) gelir elde ettiğini kabul edelim. Buna göre bağımsız bölümlere isabet eden kazanç ve iratların payları şu şekilde gerçekleşecektir.


(ABC) Sitesi Bağımsız Bölüm Bilgileri ve Elde Edilen Gelirin Paylaşımı

Bağımsız Bölüm

Arsa       Payı

Ticari Kazanç Payı

GMSİ Payı (Konut)

GMSİ Payı         (İş Yeri) (Net)

1

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

2

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

3

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

4

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

5

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

6

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

7

No'lu Bağımsız Bölüm

40/1260

₺20.000

₺2.400

₺10.000

8

No'lu Bağımsız Bölüm

60/1260

₺30.000

₺3.600

₺15.000

9

No'lu Bağımsız Bölüm

60/1260

₺30.000

₺3.600

₺15.000

10

No'lu Bağımsız Bölüm

60/1260

₺30.000

₺3.600

₺15.000

11

No'lu Bağımsız Bölüm

60/1260

₺30.000

₺3.600

₺15.000

12

No'lu Bağımsız Bölüm

60/1260

₺30.000

₺3.600

₺15.000

13

No'lu Bağımsız Bölüm

60/1260

₺30.000

₺3.600

₺15.000

14

No'lu Bağımsız Bölüm

80/1260

₺40.000

₺4.800

₺20.000

15

No'lu Bağımsız Bölüm

80/1260

₺40.000

₺4.800

₺20.000

16

No'lu Bağımsız Bölüm

80/1260

₺40.000

₺4.800

₺20.000

17

No'lu Bağımsız Bölüm

90/1260

₺45.000

₺5.400

₺22.500

18

No'lu Bağımsız Bölüm

90/1260

₺45.000

₺5.400

₺22.500

19

No'lu Bağımsız Bölüm

100/1260

₺50.000

₺6.000

₺25.000

20

No'lu Bağımsız Bölüm

100/1260

₺50.000

₺6.000

₺25.000

Toplam

1260/1260

₺630.000

₺75.600

₺315.000


Yukarıdaki tablodaki paylaşım sonuçlarından sonra olası etkiler için örneğimizi detaylandıralım. 4 No’lu Bağımsız Bölümde ikamet eden Bay (A)’nın emekli maaşı dışında sahip olduğu başka bir gayrimenkulünü konut olarak yıllık 20.000 TL’ye kiraya verdiğini ve gayrimenkul sermaye iradı elde ettiğini kabul edelim. Bay (A) söz konusu kira geliri için beyanname vermesi gerekir. Ancak konut istisnasından yararlanma şartını kaybedecektir. Zira site yönetimi aracılığı ile elde ettiği ticari kazanç açısından “adi ortak” olarak kabul edilmektedir . Söz konusu kişi Gelir Vergisi Kanunu’nun  (GVK) 37. maddesinde yer alan düzenleme gereği adi ortak olarak ortaklık karından aldığı payı şahsi ticari kazanç olarak aynı Kanun’un 85. maddesine göre beyan etmek zorundadır. Bu durumda GVK’nın 21/2 hükmü uyarınca ticari kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olduğundan konut istisnasından yararlanamayacaktır. Aynı durum 5 No’lu bağımsız bölümde ikamet eden ve ücret geliri dışında babasından kalma taşınmazını konut olarak kiraya vererek gayrimenkul sermaye iradı elde eden Bay (M) için de geçerlidir.


Diğer yandan 8 No’lu Bağımsız Bölümde ikamet eden Bayan (C), tam mükellef konumunda olan (KLM) A.Ş.’den tevkifata tabi tutulmuş 80.000 TL kâr payı elde etmiştir. GVK’nın 22/3 maddesi gereği elde ettiği kâr payının yarısı vergiden istisna konumundadır. Dolayısıyla 40.000 TL için beyanname vermesine gerek yoktur. Ancak site yönetimi aracılığı ile elde ettiği ticari kazanç nedeniyle bu gelirini beyan etmek durumunda kalacaktır. Çünkü GVK’nın 86/1-c maddesi gereğince ticari kazanç (30.000 TL) ve menkul sermaye iradı olarak kâr payının (40.000 TL) toplamı gelir vergisi tarifesinin ikinci diliminde yer alan rakamı (53.000 TL) aşmaktadır ve birlikte beyan edilmelidir. Dolayısıyla Bayan (C) kâr payı nedeniyle beyanname vermeyen bir mükellef konumunda iken site yönetimi aracılığı ile elde ettiği ticari kazancı nedeniyle her iki geliri için de beyanname vermesi gereken bir mükellef konumuna gelmektedir. Söz konusu mükellefin site yönetimi aracılığı ile elde ettiği kira gelirlerini de beyannamesine dahil edeceği açıktır. Aynı durum 9 No’lu Bağımsız Bölümde ikamet eden ve sahip olduğu taşınmazını iş yeri olarak kiraya verdiği için yıllık 45.000 TL tevkifata tabi tutulmuş gayrimenkul sermaye iradı elde eden Bay (S) için de geçerlidir.


Yukarıdaki örnekte bir an için ticari kazanç gelirinin olmadığını ve uygulamada daha çok görüldüğü üzere site yönetimince sadece kira geliri elde edildiğini dikkate aldığımızda dahi bunun kat maliklerine etkisi olabilmektedir. Örneğin 10 No’lu bağımsız bölümde ikamet eden ve tevkifata tabi tek işverenden alınan ücret geliri dışında başka bir geliri olmayan Bay (M), söz konusu geliri dolayısıyla yıllık brüt 165.000 TL kazanç elde etmiştir. Bunun dışında bankadaki mevduatından yıllık 10.000 TL tevkifata tabi faiz kazanmıştır. Site yönetimi aracılığı ile elde ettiği kira gelirleri (3.600 + 15.000 = 18.600 TL) dikkate alındığında toplam (165.000+10.000+18.600=) 193.600 TL geliri nedeniyle konut istisnasından faydalanamayacağı için, söz konusu konut kira geliri GVK m.21’de düzenlenen istisnanın altında kalsa bile beyan edilmek durumunda kalınacaktır. Çünkü aynı madde uyarınca istisna haddinin üzerinde hasılat elde edenlerden, beyanı gerekip gerekmediğine bakılmaksızın ayrı ayrı veya birlikte elde ettiği ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlarının gayri safi tutarları toplamı 103. maddede yazılı tarifenin üçüncü diliminde ücret gelirleri için yer alan tutarı (190.000 TL) aştığı için istisnadan yararlanma şartını kaybetmiştir.

Apartman ve Site Yönetimlerine Vergi Denetimi

Değerlendirme ve Bir İstisna Önerisi

Yürürlükteki düzenlemeler uyarınca tüzel kişiliği olmayan apartman ve site yönetimleri aracılığı ile çeşitli şekillerde gelir elde edilmesi durumunda elde edilen gelir kat maliklerinin geliridir. Bu gelirler kat maliklerine arsa payları oranında paylaştırılır. Pay edilen miktarlar çoğu zaman yüksek olmasa da yerine göre kat maliklerinin özellikle başta beyanname verme yükümlülüklerini, hangi gelirleri beyan edip etmeyecekleri hususunu yakından etkilemektedir. Çalışmada da ifade edildiği üzere yerine göre ticari kazanç nedeniyle konut istisnasından yararlanılamamasına sebep olabilmekte, yerine göre ise bazı gelir unsurlarının beyan dışı kalıp kalmamasına yönelik beyanname verme yükümlülüğüne dair belirleyici bir rol oynayabilmektedir. 


Uygulamada bu gelirlerin kat maliklerini etkilediği konusunda yeterli bilincin olmadığı, gelirlerin çoğunlukla yönetimlere bırakılması nedeniyle de elde edilen gelirin yönetimlerin geliri sanıldığı şeklinde bir yaklaşım olduğu gözlemlenmektedir. Oysa ki bu gelirlerin yönetime bırakılması sonucu değiştirmemektedir. Bu nedenle olası bir denetimde kat maliklerinin yaptırımlarla karşılaşması mümkündür.


Diğer yandan vergi idaresinin milyonlarca bağımsız bölüm sahibinin apartman ve site yönetimleri aracılığı ile ne kadar gelir elde ettiğini izleyebilmesi de pek mümkün ve uygulanabilir değildir. Bunun temel nedeni bu yönetimlerin vergi mükellefiyetlerinin olmaması nedeniyle elde ettikleri kazançların tespit edilebilmesinin zorluğudur. Her ne kadar muhtasar beyanname verme konusunda Maliye İdaresi'nin görüşü olsa da bu durum yukarıdaki bahsedilen hususları olumlu yönde etkileyici bir sonuç yaratmamaktadır. Ayrıca vergi idaresinin zaten yoğun olan iş yükünü buraya kaydırarak bağımsız bölüm sahiplerini tek tek denetleyebilmeleri de kolay olmayacaktır. Oysa bu gelirlerin yasal bir düzenleme ile “istisna” kapsamına alınması hem sistemin basitleştirilmesini sağlamak hem de yönlendirici vergilendirme yapabilmek için düşünülebilir. İstisnadan yararlanma şartı ise kanaatimizce elde edilen gelirin KMK hükümlerine uygun olarak kat maliklerinin ortak ihtiyaçlarının giderilmesi için kullanılmasına bağlı olmalıdır. Bir başka ifadeyle eğer kat malikleri bu şekilde elde edilen gelirleri ortak ihtiyaçların harcanması şartı ile apartman/site yönetiminin kullanımına bırakırsa vergiden istisna tutulmasının arkasındaki meşru zemin de oluşturulmuş olur. Toplu yaşam alanlarının geliştirilmesi, örneğin peyzaj, güvenlik hizmetleri, sağlık ya da alt yapı hizmetleri gibi, kat maliklerinin faydalanabileceği sosyal ve kültürel (kütüphane, spor, müzik alanları v.b.) alanlar oluşturulması vb. alanları destekleyecek harcamalar yapılmasına yönelik şartlar getirilebilir. Bu durumda hem devlet vergi harcaması yoluyla apartman ve sitelerde yaşam alanlarının gelişmesine yönelik harcamalar yapılmasını teşvik etmiş olur, hem de kat maliklerini her an vergisel bir ceza işlemi ile karşı karşıya kalabilmekten kurtarır.

Sonuç

Aparman ve site yönetimleri tarafından elde edilen gelirlerin kat maliklerinin geliri olarak sayılması, sayıları milyonları bulan bağımsız bölüm sahiplerinin vergisel yükümlülüklerini etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Kat maliklerinin beyannamelerine dahil edecekleri gelirlerden, istisnalardan yararlanıp yararlanmayacaklarına kadar önemli konularda belirleyici konumda olan bu gelirlerin, ifade edilmeye çalışıldığı üzere vergi idaresi tarafından izlenebilmesi de oldukça zordur. Dolayısıyla bu gelirlerin belirli şartlar altında istisnaya tabi tutulması düşünülebilir. Özellikle apartman ve sitelerin bakım, onarım, peyzaj, alt yapı, spor, sağlık, kültür vb. pek çok hususta gelişimini desteklemek adına elde edilen gelirlerin belirli konularda harcanması şartı getirilerek gelir vergisinden istisna tutulması mümkün olabilir.

Kaynakça

2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/11/2021_Yili_Cumhurbaskanligi_Yillik_Programi.pdf). Erişim tarihi: 12.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-1-2010-14017-25-962. Tarih:02/11/2011. (https://www.gib.gov.tr/node/94527). Erişim tarihi: 12.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:B.07.1.GİB.4.07.16.01-GVK.2010.108-231. Tarih: 28/07/2011. (https://www.gib.gov.tr/node/89568/pdf). Erişim tarihi: 10.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:39044742-KDV.1-77772. Tarih:20.03.2017. (https://www.gib.gov.tr/apartman-duvarlarinin-kiralanarak-kiralanan-bu-yerlerin-reklam-vermek-amaciyla-satisinin-kdv). Erişim tarihi:11.05.2021. 
Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı: B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-675, Tarih:21/02/2012 (https://www.gib.gov.tr/node/99450). Erişim tarihi: 11.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:39044742-KDV.9-985. Tarih: 04/07/2013. (https://www.gib.gov.tr/node/90097). Erişim tarihi: 12.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-675. Tarih: 21/02/2012. (https://www.gib.gov.tr/node/99450). Erişim tarihi: 12.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı: 39044742-KDV.1-77772. Tarih: 20.03.2017. (https://www.gib.gov.tr/apartman-duvarlarinin-kiralanarak-kiralanan-bu-yerlerin-reklam-vermek-amaciyla-satisinin-kdv). Erişim tarihi: 12.05.2021.
Gelir İdaresi Başkanlığı. Sayı:B.07.0.GEL.0.40/4034-578/13135. Tarih: 26/03/2002. (https://www.gib.gov.tr/node/91545). Erişim tarihi: 11.05.2021.
İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası. Platform. Nisan 2017. (https://www.istanbulymmo.org.tr/Data/Platform/2017_N%C4%B0SAN_17.pdf), Erişim tarihi: 12.05.2021.
Kemal Gözler. (2009). İdare Hukuku. Cilt I. İkinci Baskı. Ekin Kitabevi. Bursa.
Maliye Bakanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğü. Tarih:01.06.1999. Sayı:B.07.0.GEL.0.40/4006-399/22000. (https://www.gib.gov.tr/node/92721). Erişim tarihi: 11.05.2021.
Milliyet Gazetesi. 23.01.2021. (https://www.milliyet.com.tr/gundem/turkiyede-11-milyon-598-bin-bina-var-6413119). Erişim tarihi: 13.05.2021.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi. 2007/7028 E. 2007/7726 K. sayılı kararı. (https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/). Erişim tarihi: 10.05.2021.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi. 2007/3675 E. 2007/3898 K. sayılı kararı. (https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/). Erişim tarihi: 10.05.2021.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi. 2017/1344 E. 2018/458 K. sayılı karar. (https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/). Erişim tarihi: 10.05.2021.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi. 2020/2708 E., 2020/7210 K. sayılı kararı. (https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/). Erişim tarihi: 10.05.2021.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG.10700/06.01.1961. Erişim tarihi: 14.05.2021.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG.10703/10.01.1961. Erişim tarihi: 14.05.2021.
634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG. 12038/02.07.1965. Erişim: 10.05.2021.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG.24607/08.12.2001. Erişim tarihi: 14.05.2021.
 




[1] 2021 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. (https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2020/11/2021_Yili_Cumhurbaskanligi_Yillik_Programi.pdf). Erişim tarihi: 12.05.2021. s.356.

[2] Milliyet Gazetesi. 23.01.2021. (https://www.milliyet.com.tr/gundem/turkiyede-11-milyon-598-bin-bina-var-6413119). Erişim tarihi: 13.05.2021.

[3] 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG. 12038/02.07.1965. Erişim: 10.05.2021.

[4] 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG.24607/08.12.2001. Erişim tarihi: 14.05.2021.

[5] Kemal Gözler. İdare Hukuku. Cilt I. İkinci Baskı. Ekin Kitabevi. Bursa. 2009.  s.160.

[6] Apartman ve site yönetimlerinin tüzel kişiliğinin olmadığı Yargıtay tarafından da pek çok kararda ifade edilmektedir. Örneğin Yargıtay 18. Hukuk Dairesi. 2007/7028 E. 2007/7726 K.; 2007/3675 E. 2007/3898 K. ; Yargıtay 20. Hukuk Dairesi. 2017/1344 E. 2018/458 K.; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi. 2020/2708 E., 2020/7210 K. sayılı kararları. (https://karararama.yargitay.gov.tr/YargitayBilgiBankasiIstemciWeb/). Erişim tarihi: 10.05.2021. Bu husus Maliye İdaresi tarafından da bilinmekte ve kabul edilmektedir. Mali İdare tarafından verilen pek çok özelgede apartman ve site yönetimlerinin tüzel kişiliği olmadığı ifade edilmiştir. Örneğin bkz. Maliye Bakanlığı, Gelirler Genel Müdürlüğü. Tarih:01.06.1999. Sayı:B.07.0.GEL.0.40/4006-399/22000. (https://www.gib.gov.tr/node/92721). Erişim tarihi: 11.05.2021.; Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:39044742-KDV.1-77772. Tarih:20.03.2017. (https://www.gib.gov.tr/apartman-duvarlarinin-kiralanarak-kiralanan-bu-yerlerin-reklam-vermek-amaciyla-satisinin-kdv). Erişim tarihi:11.05.2021.  Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı: B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-675, Tarih:21/02/2012 (https://www.gib.gov.tr/node/99450). Erişim tarihi: 11.05.2021.

[7] Gelir İdaresi Başkanlığı. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgeleri. Bkz. Sayı:39044742-KDV.9-985. Tarih: 04/07/2013. (https://www.gib.gov.tr/node/90097). Erişim tarihi: 12.05.2021; Sayı:B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.1-675. Tarih: 21/02/2012. (https://www.gib.gov.tr/node/99450). Erişim tarihi: 12.05.2021; Sayı: 39044742-KDV.1-77772. Tarih: 20.03.2017. (https://www.gib.gov.tr/apartman-duvarlarinin-kiralanarak-kiralanan-bu-yerlerin-reklam-vermek-amaciyla-satisinin-kdv). Erişim tarihi: 12.05.2021; Gelir İdaresi Başkanlığı. Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Özelgesi. Sayı:B.07.1.GİB.4.06.17.01-KDV-1-2010-14017-25-962. Tarih:02/11/2011. (https://www.gib.gov.tr/node/94527). Erişim tarihi: 12.05.2021. 

[8] 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG.10703/10.01.1961. Erişim tarihi: 14.05.2021.

[9] Gelir İdaresi Başkanlığı. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı:B.07.1.GİB.4.07.16.01-GVK.2010.108-231. Tarih: 28/07/2011. (https://www.gib.gov.tr/node/89568/pdf). (Erişim tarihi: 10.05.2021); Gelir İdaresi Başkanlığı. Sayı:B.07.0.GEL.0.40/4034-578/13135. Tarih: 26/03/2002. (https://www.gib.gov.tr/node/91545). Erişim tarihi: 11.05.2021). Aynı duruma örnekler için bkz. İstanbul Yeminli Mali Müşavirler Odası. Platform. Nisan 2017. (https://www.istanbulymmo.org.tr/Data/Platform/2017_N%C4%B0SAN_17.pdf), Erişim tarihi: 12.05.2021.

[10] 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu. (www.mevzuat.gov.tr). RG.10700/06.01.1961. Erişim tarihi: 14.05.2021.

Uyarı: Bu yazı, Apsiyon Blog için hazırlanmıştır. İlgili yazının izinsiz kullanılması, aleni ortamlara asılması, sosyal medya ya da çevrimiçi web tabanlı iletişim araçları ve diğer sözlü yazılı yayınlarla kullanılması, izinsiz her türlü formata çoğaltılması hukuka aykırıdır. İzinsiz kullanım halinde her türlü hukuki ve cezai yola başvurulur. Hukuki bilgilendirme kapsamında verilen bilgiler ilgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş olup, okuyucuya herhangi bir sonuç vaat etmez. 
Apsiyon
Apsiyon
Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayın!
Facebook Linkedin Twitter Youtube Instagram

Yorumlar

İlginizi Çekebilir