Apartman veya siteniz için yönetim firması mı arıyorsunuz? ApsiyonBulur!
Apsiyon Blog / Apsiyon Yeşil

Permakültür Nedir? Yöntem ve Uygulamaları

Permakültür Nedir? Yöntem ve Uygulamaları

Apsiyon Yeşil’in bu yazısını, temelleri 1900’lü yıllara dayanan “permakültür” kavramına ayırdık. İlk kez Franklin Hiram King’in 1911 yılında yayınlanan “Farmers of Forty Centuries: Or Permanent Agriculture in China, Korea and Japan” isimli kitabında geçen terim, bu kitapta “permanent agriculture” olarak kullanıldı. Türkçesi “kalıcı tarım” anlamına gelen bu kelimenin, kalıcı kültür (permanent culture) ifadesiyle birleşmesi ise “permakültür (permaculture)” kavramını yarattı. Peki, nedir bu permakültür? Türkçe tam karşılığı “kalıcı tarım” olsa da anlamı bu kadarla sınırlı olmayan bu kavram, daha derin bir felsefe içeriyor. Permakültür, 1970’li yıllarda Bill Mollison ve David Holmgren tarafından geleneksel tarıma alternatif olarak değerlendirilen bir terim olarak doğdu. Buna göre sanayi ve tarımsal faaliyetler, havada, suda ve toprakta olumsuz etkiler yaratıyor. Biyolojik çeşitlilikte ve hayvan türleri üzerinde tahribat yaratıyor. Bu felsefeye göre ise; tahribat ancak yeni bir anlayışla aşılabilir. Permakültürün yaratıcıları olarak bilinen Bill Mollison ve David Holmgren’a göre; eski deneyimlerin yerini yeni bir bakış açısı almalı ve yeni fikirler üretilmeliydi. Bu yazımızda, sürdürülebilir tarımı ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığını savunan “permakültür” terimine yakından bakalım. 

Topraksız Tarım Nedir?

Permakültür (Sürdürülebilir Tarım) Nedir?

Permakültür; tüm üretim ve tüketim faaliyetlerine geniş bir perspektiften bakıyor. Doğal kaynaklardan beslenen, doğa ile uyum içinde ilerleyen ve kendi kendine yeten bir üretim anlayışını savunuyor. Buna göre doğadaki tüm hareketlerimiz, doğaya saygılı ve sürdürülebilir fikirleri içermek zorunda. Farklı disiplinlerin ortak amaçlar için, doğaya saygılı şekilde ilerlemesi gerektiğini söyleyen bu felsefe; tarımsal faaliyetleri, mimariyi, ekonomiyi ve enerji gibi birçok disiplini içine alıyor ve birlikte hareket etmenin önemini vurguluyor.
Ekolojik Ayak İzi ve Karbon Ayak İzi Nedir?

Permakültür Yöntem ve Uygulamaları Nelerdir?

Tarımsal ormancılık: Doğal ormanlardan esinlenilerek tasarlanır. Bu tasarım ile tarımda ve ormancılıkta kullanılan teknolojiler birleştirilerek tarımda girişimciliğin ve verimliliğin artırılması amaçlanır. Bu sayede üretkenlik artar.
Kırsal ve kentsel permakültür: mevcut mekanın maksimum düzeyde verimli kullanılmasını hedefleyen bir uygulamadır. Bu uygulamada yağmur suyunun toplanması, yaşam alanlarının güney cephelerinin güneş enerjisinden daha fazla yararlanabilecek şekilde düzenlenmesi ve tarım alanlarına daha fazla yer ayırılması gibi hassasiyetler söz konusu.
Hügel kültürü: İşlevini kaybederek kullanılamaz hale gelen ağaç atıklarının toprağın daha fazla su tutmasını sağlamak ve verimini artırabilmek için değerlendirilmesidir. 
Vermikompostlama: Organik artıkların geri dönüştürülebilmesi ve tasarruf sağlanabilmesi için solucanların kullanılmasıdır. Bu sayede organik artıklar solucanlar tarafından tüketilerek besin değeri yüksek gübre elde edilebilmektedir.

Permakültürün Esasları

- Permakültür; çeşitliliğin olduğu bir tarımsal verimliliği savunur. 
- Kendi kendine yeten bir üretim politikasını hedefler. 
- Yeryüzüne önem verir ve özen gösterir. 
- Tüm canlıların var olmasını ve canlı çeşitliliğini destekler. 
- Tüm insanların yaşamsal fonksiyonlarını karşılayabilecekleri sağlık, barınma, gıda, eğitim vb. kaynaklara erişmesini sağlar. 
- Doğum kontrolünü ve planlı nüfus artışını savunur. 
- Yenilenebilir ve yenilemez tüm kaynakların verimlilik ve sürdürülebilirlik esaslı kullanılmasını destekler. 
- İhtiyaçların yeniden tanımlanmasını ve gözden geçirilmesini savunur. Paylaşımı teşvik eder.

Permakültür Uygulama Örnekleri

Permakültür uygulamasına yönelik örneklere hep birlikte bakalım.
- Yağmur suyunun biriktirilmesi ve su ihtiyacı için kullanılması
- Gübreleme için kompost yapımı
- Toprak iyileştirme amacıyla baklagil ekilmesi
- Toprak sağlığı ve ürün verimliliği için birbirini dengeleyen ürünlerin bir arada yetiştirilmesi
- Hayvansal ve bitkisel üretimin aynı anda gerçekleştirilmesi
- Yaban hayatının korunması ve kendi iç dengesiyle devam etmesi için özel alanlar ayrılması
- Yüksek biyolojik çeşitliliğin sağlanmasıyla zararlı böceklerle mücadele etmek için kimyasal kullanımına gerek kalmaması
- Zararlı ot ve böceklerle mücadele için emek ve zaman harcanmaması nedeniyle işçilik masraflarının azalması

Kendi Kendine Yeten Bu Üretim Anlayışında Neler Var?

• Yağmur suyunun toplanması ve tarım alanlarında kullanılması
• Toprağın iyileştirilmesi
• Kompost yapılması
• Biyolojik çeşitliliğin korunması
• İşçiliğin ve masrafların azaltılması
• Hayvansal üretimin desteklenmesi


David Holmgren, öne sürdüğü 12 prensip ile çalışmaya önemli katkılar sundu. Zamanla tüm bu prensipler permakültür kavramının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

1. Gözlemle ve etkileşime geç. 
2. Enerjiyi depola, verimli kullan ve dönüştür.
3. Fayda sağlayacak bir ürün ya da verim elde et. 
4. Kendi kendini yönet ve geri bildirimlere kulak ver.
5. Yenilenebilir kaynakları kullan ve onlara değer ver.
6. Atık üretme.
7. Tasarımlarının doğaya uygun olmasına dikkat et.
8. Doğadan ayrışmak yerine ona entegre ol.
9. Sadeleş ve kompakt çözümler kullan.
10. Çeşitliliğe saygı duy.
11. Doğanın kendi içindeki iletişimine kulak ver. 
12. Değişime ayak uydur ve bu değişimi yaratıcı faydaya dönüştür.

Bill Mollison ise yeni bir yaşam inşası için yeryüzüne ve insanlara önem vermenin yanı sıra nüfusa ve tüketime sınır getirilmesi gerektiğini savundu.


- Canlı yaşamının devamı için gerekli koşullar sağlanmalı.
- İnsanlığın devamı için gıda, barınma, eğitim, iş, sosyal hayat gibi birçok kaynağa erişimi sağlanmalı.
- Nüfus artışına ve bilinçsiz tüketime sınır getirilmeli. İhtiyaçların tanımı doğru yapılarak zaman, para ve enerji tasarrufu sağlanmalı.
Yeşil Bina Nedir?

Doğa ile Birlikte Hareket Etmek

Her iki düşünürün katkı sunduğu permakültür felsefesinin temelinde, doğaya uyum sağlamak ve onunla birlikte hareket etmek yer alıyor. Doğadan ilham almalı ve onun alanında olduğumuzu unutmamalıyız. Ondan ayrışmak yerine, ona entegre olmayı başarmalıyız. Doğanın hareketlerine saygı duymalıyız. Örneğin; yapılacak inşalarda projemizi suyun yönüne, toprağın eğimine uygun şekilde şekillendirmeliyiz. O akışı değiştirmek yerine adapte olabilmeliyiz.

Uyarı: Bu yazı, Apsiyon Blog için hazırlanmıştır. İlgili yazının izinsiz kullanılması, aleni ortamlara asılması, sosyal medya ya da çevrim içi web tabanlı iletişim araçları ve diğer sözlü yazılı yayınlarla kullanılması, izinsiz her türlü formata çoğaltılması hukuka aykırıdır. İzinsiz kullanım halinde her türlü hukuki ve cezai yola başvurulur. Hukuki bilgilendirme kapsamında verilen bilgiler ilgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş olup, okuyucuya herhangi bir sonuç vaat etmez. 
Apsiyon
Apsiyon
Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip etmeyi unutmayın!
Facebook Linkedin X Youtube Instagram

Yorumlar

İlginizi Çekebilir